- Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni. (Allah'ım sen affedicisin, affı seversin, beni affet.)
KADİR NE DEMEKTİR?
Kadir kelimesi sözlükte; güç, kuvvet, şeref, azamet ve iktidar sahibi anlamına gelmektedir. Bu kelime Allah Teâlanın güzel isimlerinden biridir. Allah’u Teâla mutlak güç ve kuvvet sahibidir. İstediğini istediği zaman, istediği şekilde yapar ve yaptırır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de “Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.” buyurulmaktadır. Bakara Suresi, 20.
KADİR GECESİ NE ZAMANDIR?
Peygamberimiz (s.a.v.) den Ramazanın son on günü içindeki tek rakamlı gecelerden herhangi birinin Kadir Gecesi olduğuna dair hadisler nakledilmiştir.
Kadir Gecesi Ramazan ayının 27. gecesi olarak kabul edilmekte ve bu gecede ihya edilmeye çalışılmaktadır.
KUR’AN-I KERİM’DEKİ KADİR SURESİ BİZE NE ANLATIYOR?
Kadir gecesinden söz ettiği için bu adı almıştır. Abese sûresinden sonra Mekke'de inmiştir. 5 (beş) âyettir. Sûrede, Kadir gecesinden, onun faziletinden, o gecede meleklerin yeryüzüne inişinden bahsedilir.
Meâli:
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.
1. Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik.
2. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?
3. Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.
4. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.
5. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.
KADİR GECESİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ?
1- Kur’an-ı Kerim okumalıyız.
2- Kaza namazı kılmalıyız.
3- Nafile namaz kılmalıyız.
4- Muhtaçlara yardım etmeliyiz
5- Dua ve tövbe etmeliyiz.
Hz. Peygamber bu gecede şu şekilde dua edilmesini tavsiye etmiştir:
- Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni.
- (Allah'ım sen affedicisin, affı seversin, beni affet.)
Tevbe, istiğfar duâlarının manası, yaptığımız bütün günahlara pişmanlık duyduğumuzu ifade etmemiz, bundan sonraki hayatımızda bir daha böyle günah ve kusurları işlemeyeceğimize Rabbimize söz vermemizdir. Günah ve kusurlarına pişmanlık duyup, üzüntü ve elem hisseden mü'min, önce şu istiğfar duâsını huşû ve hudû ile okur:
"Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahe'l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyûmü ve etûbü ileyhi, tevbete abdin zâlimin li-nefsihî, lâ yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ. Ve es-elühü't-tevbete ve'l-mağfirete ve'l-hidâyete lenâ, innehû, hüve't-tevvâbü'r-rahîm." "Yâ Settere'l uyûb, Yâ gaffare'z-zünûb! Bu ana gelinceye kadar benim elimden, dilimden, gözümden, kulağımdan, ayağımdan ve elimden bilerek veya bilmeyerek meydana gelen bütün günah ve hatalarıma tevbe ettim, pişman oldum. Küfür, şirk, isyan, günah ve kusur her ne türlü hâl vaki oldu ise, cümlesine nadim oldum, pişmanlık duydum. Bir daha yapmamaya azm ü cezm ü kast ettim. Sen bu tevbemi kabul eyle. Nefsime uyup, şeytana tabi olup da aynı günah ve kusurları bir daha tekrar etmeme imkan verme, yâ Rabbi. Bir daha iman ve ikrar ediyorum ki, Peygamberlerin evveli Âdem Aleyhisselâm, ahiri ise Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm, bu ikisi arasında sayılarını bilemeyeceğim kadar çok Peygamber gelmiş, İlâhi kitapları tebliğ etmişlerdir. Bunların cümlesine inandım, iman ettim, hepsi de haktır ve gerçektir. Bütün peygamberlere, onlara gönderilmiş olan İlâhi kitaplara ve içindeki emirlere şeksiz ve şüphesiz iman ettim, dilimle ikrar, kalbimle tasdik ediyorum ve yine iman ve ikrar ediyorum ki en son kitap Kur'ân-ı Azimüşşân ve en son Peygamber de Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm'dır."
"Amentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve Rusulihi ve'l-yevmi'l-âhiri ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihî minellâhi teâlâ ve'l-bâsü bade'l-mevt. Hakkun, eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlüh."
Utanırım Ya Rabb!!! Utanırım ya Rahman senin aşkın ile açan ve hoş kokular veren bir gül olamadım.
Bir güneş olup doğamadım bir rüzgar olup esemedim. Bütün mahlukat Sana itaat edip Seni tesbih eder. Aşk ile "HU" çeker, aşk ile döner Mevlana misali... Utanırım ya Rahman gaflet uykularımdan utanırım. Sabahlara kadar sana ibadet,itaat,secde eden bir Ebubekir, bir Ömer, bir Osman,bir Ali olamadım. Onlar gibi Habibine,Rasulüne aşık olamadım... Utanırım Ya Tevvab,Ya Settarül Uyub,Ya Halim,Ya Rahman Ashab-ı Güzinin tövbesinden utanırım. Uzeyr olup harama baktım diye vuramadım kendimi dağlara ağlaya ağlaya AFFET YA RABBİ diyemedim.
Utanırım Ya Rahman,Ya Rahim,Ya Cebbar!... Mümin din kardeşlerim zulüm altındayken gidip Hamza,Ömer,Ali olamadım. Senin rızan için öldüremedim o zalimleri. Ömer gibi hanımını çocuklarını yetim öksüz bırakmak isteyen gelsin diyemedim... Utanırım Ya Rahman korkamadım yatağa girip uyumaktan Seddad Bin Evs olamadım yataktan kalkıp sabaha kadar secde edemedim. Ya Rahman ne güzel,ne kadar salih ve müttaki kulların var, ben onlardan birisi olamadım. Şimdi ağlıyorum sessizce. Sanki oturduğum yerde ölümümü bekliyorum. Yok misali yaşıyorum.. Her vasıtaya bindik fanide şimdi sıra tabut denen cansız ata binmekte...
Ey Mevlamız,Ey rabbimiz.Rahmetinle,lütfunla,ihsanınla,kereminle muamele eyle bizlere, biz aciz kullarına. Son nefesimizde bizlere öyle imanlı bir ölüm nasip eyle ki, Azraili (as) gönderdiğinde, "Hoş geldin,safalar getirdin.Ben de senin yolunu gözlüyordum" demeyi ve Senin Rızana vuslatı nasip ve kısmet et bizlere, İnşallah... (AMİN)